Mîr-i Kelâm Âmâ De Kalbî Zihn-i Fendbâz

Bir yıldız hatırlarım hayâl meyal Nûr dolacak mîrâsıma mı nâzır Parmak ucumda bile hayâl-i muhâl Bir nevî şahsıma menâzır. Dünden güne içime dolan şey halâ Takrîbî çeyrek asırlık rûyâda bir lahzasın Doğumdan boyuna dolanan pek âlâ Taklîdin ile bu diyârda bîlahzasın. Sen miydin dört döndüğüm mâbed Adımına münâzır elf-i esvedî necâbet Lâf-ı hâyıra lâl olan hilâlinden ilk icâbet Adım Zekî sebk-i kitâb-ı târih-i edebiyyât ile olacak bidâyet. Mîlâd-ı mîâd-ı edvârı görmüş şu âfâk Mâh-ı şer-i şeb-i sâikadan etti nizâr itbarak En eli şimâl en elîm nevzât-ı zerî şafak Kötü iyiden iyi kötüden iyi kötü îmâl olduğu için îtibârı ak. Desinler ardından kul-ı kayser-i rûm Sen ki sadece bir insânsın Ondan kahr-ı feverân olurum Son iki adım kadar fevrî ve vîrânsın. Yok yok idi hîçten oldu infilâk Belki beniz olmuş belki de toprak Hâlen yok diyorsan sözümün içine bak Aklın ile tartışma her şeyi kalbine bırak. Beslediğin husûmet değil içindeki karanlık Adam kadına kadın adama hemderd ayna Emşât-ı ayân ile aktı her dem söz günâhı ile arandık Hem şâh hem harcırâh olanın adını kâinat kıldık. Hayâl hakîkî hakîkat zamanında dakîk Bir doğru söyleyen bin herze yerse de hakîk Anı içi anı yaşayan hep heder Îrâd ile çizilen irâde ile yaşanan an kader. Yer yağız fakat hayât ağacı kökten gri Biri âheste kanadı beriki ay berdûşu Çok büyük misâl bu kafes koyma yalnız beni tûtî Kişioğlu bilemez iz sürmek yol istemez koşu. Tekâmül bu rûhun nâçâr düşmüş açı acına acıyla Tekâbülü gürûhun bîçâreliğinin kaç katına Bilmukâbele kasvet her kimse erkân-ı rezîl Tebdîl-i mekân olsa bile yok kimseye ferâhlık.


Zeki Berkay Özkol

2 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Vira

Keşkeler