Kefaret

Ses siz lik Vakur bir ölümü karşılamaya memur değilim bugün Beni yık ve tekrardan imar et Hastalığıma çare sun ve yokluğuma alışma Ve bir gün dönecek olmama karış, tek olalım Yüceliğine boyadığın şu mavera şakaklarımı buluyor aya Avucuma kesilen ince ruhu gecenin Çatırdaya çatırdaya ayrılacak içimden gelincik sürüleri Kızıl bir “ah” Yüzüme süzülür zaman Bileklerinden söktüm sesini, yamacımdakilerin Yemek istemiyorum etini yalnız insanların Kalabalığın eğlencesine sarmaladım hakikatsiz örtümü İçime gittim, dönmek için neye? Dolandı şehrin içine kahır ve yalnız kalmanın tedirgin bekleyişi Say, ölüm kadar hayatın da insanları kahretmesini Emrivaki gözlerini açmış gökyüzüne Oysa başından geçmedi ekmek, derdi Bir gürültü kavgasıdır derdi, gökyüzü bana Göğsüm sıcak bir merminin girintisinden sızıyor dünyaya Ses, kulağıma süzülen çocukların neşesi Geçip gidiyor hayat Tutmaya meylimi divane gömleğime sordun mu? İnsan, insan Dolap dönerken kaldırımda sıkışmış kalabalık Zaman elimi bırakalı kayıp mıyım, tanıdık mı? Gömleğime sessizlik nedir diye sordum? Dönmek için neye.


Mustafa ÖZGÜL

1 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Vira

Keşkeler