Gurbet Ayrılığı


Saydık:Bir.

Nihayet erişilmesi mutlak bir sevgili midir?

İnkâr rengi gözlerin parça parça dağılan göğün alnına serilsin.

Ben, kendimi bildim mi, bilemedim değil

Soyulan parmak etlerimi dün gece telaş içinde dağıttım

Kâğıtlar daima şenliğin dalgın urganlarına asılıyor ve büyüyorum

Kimi zaman boynumu kırıyor bir rüzgâr

Kimi zaman şarkılar söylüyorum unuttuğum o güvercin aylaklığına

Kaybolmak, unutmak

Haşreden bir yanılgıdır tebessümleri pencerenin

O perdeleri ömrüme doğrulan bileklerin, açılıyor ve değiyor sırtıma

Sırtıma kan paylıyor dünya, layıkıyla yaşıyorum âbâmın diline sığınarak

Dilediğim efkâr gönlüme serilir, gözlerini ezberimden çekerim.


Tanıdık biri

Dün sahranın bahçeye açılacağını bildirdi

Büyük bir şairin mucizesini kendi elleriyle gördüğünü söyledi

Giderken sevda kıldı üstünde nefesine boğum toprağı

Bazı çiçekler açtı sözünün döküldüğü yerlerde

Gitmesine, ulaşan haberin veda etmesine aldırmadı ahali

Çocuklar, o gidenin kambur sırtına atlamaya kalktılar

Zafer hamuruyla biçilen toprakların çocukları bunu yaparken kabarttı göğsünü

Toprak, utancından eşlik etti kızaran bir göğün yanaklarına

Tanıdık biri gitti, bildik biri girdi içeri

Ben onun gölgesine, bakmaktan alıkonulmayacak güzelliğine aldırıyordum

Yeni baharın getirdiği kitabı okumayan körlere bakınarak yerimden kalktım


Dörtnala geçtim umman bilineni, bildim de değil.

Burnumdaki havayı boz bir renge bürüyen nefesimi boynuma doladım

Ölmek, kapuna erişene kadar bir yaşam sevişliği

İlmeklerini çözmek o narin bileklere nasip değil.



Mustafa ÖZGÜL


FOTOĞRAF: İlayda KALKAN

2 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Vira

Keşkeler