Başak ve Nicesine.

Sırrın hükmü küreklere dolunca açıldı perdeler, açıldı gönlümün de kapıları.

Gözlere bir damla yaş savrulunca kalmadı kimseler, kalmadı sevgilinin aşkı.

Vurulmuş eşiğin solundan giriyor ince belli teyzeler, süpürülüyor kapı önü yaprakları.

Bir telaş bir telaş. Yetişemiyor kimse ölümün ayaktan başlayan soluksuz sakinliğine.


Gelen var, tıkanmış fare delikleri; gelen var, yuva edinmiş yılanlar evleri.

Nasıl başladı aşk, neden bitti kızımın beyaz düşleri?

Ölümü yok saymadı kimse, kovalamaca oynarken geride kaldı mavileri.

Kürekler, sopalar, güller, sarıklar. Toprak yine kapatıyor kılıçlarla yaralı sözleri


Tut, bırakınca savruluyor rüyalar, kabusun ertesi helva oluyor buralarda.

Sallanan, dalgalanan, kalkıp yürüyen enkaz çok, sığıntı gibi sızıyor gözlerdeki acıya.

Göklere misafir oluyor herkesin sermayesi, kaybetme başakların kundağını, başaklar eğmez kafasını

Avuştur ellerini, sen fakirden çalan zenginden katran asfalt yobazı, çevirme kafanı

Artık ülkenin her yanı yerden bitme katillerin sığınağı, gelmez olur kızım.


Gidemez kızım, yürüyemez kızım.

Beklenen okul çıkışları, duaya dönen mezarlık girişleri...

Kanlandı yürekler, az olan her şey değiştirdi tarafını

Adalet tek başına yürüyor ülke sokaklarında

Sokaklarda fareler, yılanlar...

Uyanamaz kızım.

Çözülmüyor dillerin, ellerin sırrı.

Hüküm yalnızca Allah'ın.


Merve Nur ŞANLI
2 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Vira

Keşkeler