Âmâ

yarına uyanmanın arzusuyla daldığımız bütün uykulara


Sesi kısılmış harlı ateşin izleri görmek istiyor her şeyi

Bir sokak tanıyor bunca kimsesizliği

Tırmanılan her ağaç aslında aşağıda

Bir kedi başı okşanmak için köşede

Bir bıçak saplanmayı bekler bir elmaya

Her dönüş aceledir gidilen yerlerden


Sen bir nehre inmeyi düşlersin sonsuz uykunda

Üzerinden bir taş seker

Belki üç

dört

beş

Arkanı dönmeden gözüne değer yalnızlığının

Hiç sorulmayacak sorulara cevap vermeye başlarsın böylece


Bir gözü kör yalnızlık izler artık seni

Bilinmezden haykıran biri olur kurduğun düş

Ay ve yıldız ve gök seninle

Boşluk hoş bir yenilgidir geriye dönüp bakınca


Sonrası

Dilinin ucunda bir dua gibi sayıklanır

Uzak topraklar üzerinde kayıp düşünce aşk,

Yamalı bir güne çevrilir her bakış

Ve sarılarak zamanın tazeliğine

Bir yara açılmış olur en güzel yerinden


Derinde durur hiçlik ve birkaç fotoğraf

Kulağının ötesindeki ses hâlâ yankılanır

-Sevgiyle çoğalmanın azizliğine aldanmışsın

Kalk ayağa ve bağır:

Yalnızlık kör baykuşun kanadının altında saklıdır.


İlayda KALKAN

4 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Vira

Keşkeler